03.11.08
Rusya, nanoteknolojide zirveyi hedefliyor
Rusya 2015 yılına kadar nanoteknolojik ürünlerde sağlayacağı gelişim ve pazarlama ile 163 milyar dolarlık satış hedefliyor. Moskova nanoteknoloji sanayinin gelişmesi için de önümüzdeki 5 yıl içinde 200 milyar ruble (8,2 milyar dolar) harcayacak.

Rusya Nanoteknoloji Şirketi Genel Müdürü Leonid Melamed yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki 5 yıl içinde Rusya’da nanoteknoloji araştırmaları ve nanoteknoloji endustirsinin gelişmesini sağlayacak çalışmalar için çeşitli kaynaklardan 200 milyar rubleye yakın yatırım yapılacak. 2015 yılında nanoteknoloji ürünlerin üretimi sayesinde 163 milyar dolar gelir hedefliyoruz.” şekinde konuştu.
Rusya’nın, dünyada nanoteknoloji alanında en aktif ülkelerden birisi olduğununun altını çizen Melamed, bu konuda ABD, Japonya, Almanya ve Güney Kore’nin de nanoteknolojide başarılı olduğunu söyledi. Melamed, “Rusya, Avustralya, İngiltere, Çin ve Fransa’dan önde. Bununla birlikte başarının devamı ve gelişimi için önemli adımlar atmak gerekiyor. Bugün devlet birimleri tarafından verilen destek bunun mümkün olduğunu gösteriyor.” dedi.
ABD sadece geçtiğimiz yıl nanoteknoloji sanayisi için 3 milyar dolarlık yatırım yapıldığını hatırlatan Melamed, “Rusya’nın nanoteknoloji üzerine yatırımlarını artırması gerekiyor. Önümüzdeki 7-8 yıl içinde planımız dünyada yüzde 4′lük bir piyasayı kaplamak. Bu da 163 milyar dolarlık bir rakama denk gelecek.” öngörüsünde bulundu.
Nanateknoloji milimetrenin milyonda biri ölçeğinde fiziksel, kimyasal ve biyolojik olayların kontrolü ve üretimi olarak biliniyor. Bilimde yeni ufukların açılmasını sağlayan teknoloji ile sağlık, bilişim, tekstil gibi birçok alanda yeni ürünler geliştiriliyor. Organik Işık Emiciler (OLED), çizilme direnci yüksek yüzeyler, leke tutmayan giysiler, akıllı giysiler, nano parçacıklı boyalar, termokromik cam ve manyetik veri hafızası gibi ürünler bunlardan bazıları.
Amerikalı bilimadamları kağıda benzeyen bir pil geliştirdi.
Kağıdın ana maddesi olan selülözden yapılan pillerin kullanım alanı ise sanılandan çok daha geniş.Kağıt kadar ince olan bu yeni pilin gücü ve esnekliği, taşınabilir elektronik cihazlardan tıbbi gereçlere kadar birçok alette rahatça kullanılabilmesini sağlıyor.
New York’taki Rensselaer Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar selülozdan pil üretmeyi başardı. Selüloz hücreleri, kağıt yapımında da kullanılıyor. Pili geliştiren ekipten Pulickel Ajayan, bu yeni buluşun devrim olduğunu düşünüyor. Ajayan, “Biz bir yapı taşı ürettik. Bu yapı taşı, aslında hepimizin bildiği Lego oyuncaklarına benziyor. Bunları üst üste koyup başka birçok alet yapmanız mümkün” diyor.
Ajayan ve ekibi kağıt inceliğindeki yeni pilin, diğer piller kadar, hatta daha iyi işleyeceğini söylüyor. Pil esnekliği sayesinde her şekle girebiliyor. Otomobil üreticileri yeni pili denemek için sıraya girenlerin başında geliyor. Pulickel Ajayan biyolojik olarak parçalanabilen bir maddeden yapılan pilin çevreyle de uyumlu olduğunu belirtiyor ve “Hepimizin bildiği piller aslında son derece zehirli maddeler içeriyor. Bu yeni pil ise çevreye zarar vermeyen maddelerden yapıldı” diyor.
Rensselaer Teknoloji Enstitüsü uzmanı Ajayan hiçbir zararlı madde içermeyen bu ince pillerin kalbe takılan cihazlar gibi tıbbi gereçlerde de rahatlıkla kullanılabileceğini söylüyor. İnce pillerin maliyeti şu anda öteki pillerin maliyetinden çok daha yüksek. Ancak bu enerji kaynağının seri imalata geçişini kolaylaştırmak için yapılan araştırmalardan kısa sürede sonuç alınması bekleniyor.
5 saatte Avrupa’dan Avustralya’ya
Bu mesafeyi uçaklar molayla birlikte halen 22 saatte alıyor.LONDRA – İngilizler, Avrupa’dan binlerce kilometre ötedeki Avustralya’ya 5 saatten kısa sürede uçabilecek uçak projesi için kafa yoruyor.
Intel den 6-Core Dunnington Microişlemci
Kaybolan Kapılı Araba
Arabalarda, otomatik camları biliriz. Bir tuşla araba camlarını aşağı doğru indirebiliriz. Neden araba kapılarınıda bu otomatik camlar gibi aşağı indirmeyelim diyen bir mühendis, bu düşüncesini gerçeğe dönüştürdü
Mühendisin geliştirdiği sistem sayesinde, arabanın kapısı, yan tarafa açılmak yerine, bir tuşla aşağı doğru iniyor ve özel bölmeye gizleniyor. Park ederken, artık sıkışık yerlere dahi kolayca girilebilmesini sağlayan bu sistemin videosu aşağıda.
Üç boyutlu insan anatomisi
İnsana çip taktılar
ABD’de bir şirket, iki çalışanının koluna mikroçip “nakli” yaptırdı. Kollarından fırlayan antenlerle şirket içinde kapıları açabilen, ama aynı zamanda patronları tarafından her yerde izlenebilecek olan çalışanlar şikayetçi değil. Fakat sivil toplum örgütleri, “BBG toplumu oluyoruz” diye tepki gösteriyorlar.
Güvenlik ve izleme ekipmanları satan Citywatcher.com şirketi, geçen yıl iki çalışanın kol derisinin altına, küçük cam kaplı mikroçipler naklettirdi. Küçük antenleri kol derisinden çıkan ve çalışanlara birer “robot-insan” görünümü veren çiplerin varlığı o dönemde çok ses getirmedi.
RFID (Radyo Frekansından Kimliklendirme) teknolojisini kullanan çipler, iki pirinç tanesi boyunda ve bir kürdan kalınlığında. Çipler sayesinde iki şirket görevlisi, çalınma riski olan elektronik anahtarlar taşımadan, şirketin kasalarına girebiliyor. Kasalarda, iş yapılan polis merkezleriyle ilgili veriler ve görüntüler tutuluyor. Kasa kapısına gelen görevli, kolunu okuyucuya gösterip kapıyı açabiliyor.
Uygulamanın geçtiğimiz günlerde Amerikan basınına yansımasıyla birlikte tepkiler gelmeye başladı. Cincinnati şehrinde bulunan şirketin yöneticisi Sean Darks, “Çok önemli bilgileri, çok karmaşık tekniklerle koruyoruz” diyerek uygulamayı savunsa da, insan hakları kuruluşları giderek her insana belki de doğuştan takılmaya başlayacak olan bu çiplerin özel hayatı bitireceği görüşünde.
Bardağın dolu kısmını görmeyi tercih eden diğer uzmanlara göre ise bu çipler, askeri ve nükleer tesislerin korunmasının dışında çok önemli faydalar sağlayacak. Örneğin kaybolan Alzheimer hastalarının nerede olduğu ve aslında kim olduğu kolayca bulunabilecek. Bir gün belki tecavüzden hüküm giyen kişilere ve hatta yasadışı göçmenlere de bu çipten takılacak.
Intel Core 2 Duo mimarisine yakından bakış
Intel® Core™ 2 Duo ve Intel® Core™ 2 Extreme işlemciler birçok gelişmiş yeniliği içeriyor:
:: Intel® Wide Dynamic Execution: Saat çevrimi başına daha fazla komut işlenmesini sağlıyor, uygulamayı ve enerji tasarrufunu iyileştiriyor. Her uygulama çekirdeğinin, etkin bir 14 aşamalı pipeline’ı kullanarak dört tam komut dizisini aynı anda tamamlamasına izin veriliyor.
:: Intel® Smart Memory Access:Belleği gizleyerek ve böylece bellek alt sisteminde olan veri bant genişliği kullanımını en uygun hale getirerek sistem performansını iyileştirir.
:: Intel® Advanced Smart Cache: Bir çekirdek boştayken diğer çekirdeğin tüm ön belleği kullanmasına izin vererek performansı artıran bellek trafiğini en aza indirip harcanan gücü azaltmak için paylaşılan bir L2 ön belleği veya bellek yerini içerir. Bu özelliği sadece Intel sağlar.
:: Intel® Advanced Digital Media Boost: Multimedya ve grafik uygulamalarında yaygın olarak kullanılan komutlar için uygulama hızını iki katına çıkarır.
:: Intel® 64 Technology: Bu, işlemcinin daha büyük miktarda belleğe erişmesine izin verecek şekilde, Intel‘in 32-bit mimarisine 64-bit desteği ekler.
Intel® Core™ 2 Duo mobil işlemciler devrim niteliğinde yenilikler getiriyor:
:: Intel® Dynamic Power Coordination: Enerji tasarrufuna yardımcı olmak için, Enhanced Intel SpeedStep® Teknolojisi‘ni ve boş durumdaki güç yönetimi durumu (C- state) geçişlerini çekirdek başına bağımsız olarak koordine eder.
:: Intel® Dynamic Bus Parking: Düşük frekanslı mod durumlarında yonga setinin işlemcinin kullandığı gücü düşürmesine izin vererek platformda güç tasarrufu ve daha uzun pil ömrü sağlar.
:: Enhanced Intel® Deeper Sleep with Dynamic Cache Sizing: İşlemci voltajının düşürülmesini sağlamak amacıyla verileri bir ön belleğe göndererek güçten tasarruf eder.
1500 bilgisayarın işini yapabilen bilgisayar

IBM, 1500 bilgisayarın işini tek başına yapabilen yeni bir anabilgisayar geliştirdi. IBM’in anabilgisayar modeli Z10’da 4 çekirdekli, 64 adet işlemci bulunuyor
ANKARA – IBM Türk Sistem ve Teknoloji Müdürü Oral Tuntaş, yeni bilgisayarın, özellikle KOBİ’lerin ve diğer büyük işletmelerin iş yükünü hafifleteceğini ve ciddi tasarruf sağlayacağını ifade etti.
Tuntaş, şunları kaydetti:
“IBM’in yeni modeli Sistem z10, 1500 bilgisayarın işini yaparken, bunu aynı sayıda makineden yüzde 85 daha az yer kaplayarak, yüzde 85 daha az enerji tüketerek ve yüzde 100 daha fazla performans göstererek gerçekleştiriyor. Büyük kurumların yükü gittikçe artan veri merkezlerine yüksek verimlilik getirmek için tasarlanan Sistem z10, bin 500 sunucu için gerekecek yazılım lisanslarını da konsolide ederek 30’a 1 oranında azaltıyor. Sistem z10 ile birlikte bir anabilgisayarda ilk defa 4 çekirdekli işlemci kullanılıyor. 64 adet işlemcili Sistem z10, Linux, XML, Java, Websphere ve pek çok Servis Odaklı Mimari (SOA) tabanlı projeyi çalıştırabiliyor. Sistem z10, 1.5 terabyte’a kadar yükseltilebilen sunucu başına hafıza imkanıyla, büyüyen iş ihtiyaçlarına karşılık veriyor. Sistem z10, aynı anda milyonlarca
kullanıcıya hizmet verebiliyor.”
Yeni sunucunun, 5 yılda ve 5 binden fazla araştırmacının ortak çalışmasıyla geliştirildiğini anlatan Tuntaş, şöyle konuştu:
“Sistem z10 üzerinde çalışan IBM Rational Business Developer yazılımı, System z10 müşterilerine üretim süreçlerini kısaltmada yardımcı oluyor. Yazılım aynı zamanda mevcut COBOL tabanlı uygulamaların web servislerine dönüştürülmesini sağlıyor. Host Access Transformation Services (HATS) ise anabilgisayar uygulamalarına cep telefonu ve PDA araçlarla ulaşılabilmesini mümkün kılıyor.”





















